top of page
  • Abdulkadir Çelebioğlu

BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ'NİN ALLAH'IN İZNİYLE İSTİKBÂLE DÂİR VERDİĞİ HABERLER

Güncelleme tarihi: 15 Tem 2022

1- Eddai başlığı adında yazdığı bir manzum imzasında “Hicri 1379, Miladi 1960 yılına kadar hayatta kalacağını, sonra vefat edeceğini ve mezarının da yıkılacağına” işaret etmiştir. Ve aynen çıkmıştır.

“EDDÂÎ

{*Bu kıta, onun imzasıdır.}

Yıkılmış bir mezarım ki yığılmıştır içinde

Said’den yetmiş dokuz emvat

{*Her senede iki defa cisim tazelendiği için iki Said ölmüş demektir. Hem bu sene Said yetmiş dokuz senesindedir. Her bir senede bir Said ölmüş demektir ki bu tarihe kadar Said yaşayacak.}

bâ-âsam âlâma.

Sekseninci olmuştur, mezara bir mezar taş

Beraber ağlıyor

{*Yirmi sene sonraki bu şimdiki hali, hiss-i kable’l-vuku ile hissetmiş.}

hüsran-ı İslâm’a. (…)” (Sözler, s. 694)


2- “Risale-i Nur eserlerinin serbest kalacağını, radyolar vasıtasıyla ilan edilip, dünyaya yayılacağını” haber vermiş ve haber verdiği gibi çıkmıştır, çıkmaya da devam etmektedir.

“İnşâallah bir zaman gelecek, Risale-i Nur Külliyatı altınla yazılacak ve radyo diliyle muhtelif lisanlarda okunacak ve zemin yüzünü geniş bir dershane-i Nuriyeye çevirecektir.” (Tarihçe-i Hayat, s. 163)


3- “Sekizinci Cumhurbaşkanı ehl-i salat olacağını” bildirmiş ve merhum Turgut Özal bu haberi hayatıyla tasdik etmiştir.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin “Sekizinci Cumhurbaşkanı ehl-i salat olacağı” bilgisini, Kayserili Ali Mutlu ve Bekir Mutlu’dan nakledilmiştir. Bu iki kişi, Üstad Bediüzzaman’dan bu bilgiyi bizzat işiten “Ahmed Kureşi” vesilesiyle aldıklarını söylemişlerdir. (Bu bilgi Niyazi Beki’den alınmıştır.)


4- “Küfrün belinin kırıldığını, Komünizm ve Dinsizliğin de yıkıldığını” haber vermiş ve dediği gibi çıkmıştır.

“Hiç korkmayın, küfrün beli kırıldı. İnşaallah bundan sonra İslâmiyet parlıyacak. Komünizm ve dinsizlik artık yıkıldı.” (Mufassal Tarihçe-i Hayat, 3, s. 2083)


5- Erzincan depremi hakkında “şiddetli kışta”, “karanlıklı gecede” ve insanları “namaza ve niyaza uyandırmak için sars”tığını haber vermiş ve aynen vuku bulmuştur.

“…hem şiddetli kışta hem karanlıklı gecede hem dehşetli soğukta hem ramazanın hürmetini tutmayan bu memlekete mahsus olması hem tahribatından intibaha gelmedikle rinden, hafifçe gafilleri uyandırmak için o zelzelenin devam etmesi gibi çok emarelerin delâletiyle bu hâdise ehl-i imanı hedef edip, onlara bakıp namaza ve niyaza uyandırmak için sarsıyor ve kendisi de titriyor. Bîçare Erzincan gibi yerlerde…” (Sözler, s. 175)


6- “Ay’a gidileceğini ve Ay’daki durumu haber vermiş” yıllar sonra Ay'a gidilmesi ile söylediği vâki' olmuştur. Bu konuyu bahsettiği Sözler eseri genel olarak 1926-1934 Barla döneminde yazılmıştır. İlgili yer şöyledir;

“Senin katre-i fikrin dürbünüyle, felsefenin merdiveniyle tâ kamere kadar terakki ettin, kamere girdin. Bak, kamer kendi zatında kesafetli, zulümatlıdır. Ne ziyası var, ne hayatı.” (Sözler, s. 339)


7- “1971 Muhtırasının tarihini vermiştir” ve aynen çıkmıştır. Bunu söylediği eseri (yani Meyve Risalesi’ni) 1943-1944 yıllarında Denizli hapsinde telif etmiştir.

“…o zamanlarda ehemmiyetli maddî manevî şerlere işaret eder. Eğer beraber olsa miladî bin dokuz yüz yetmiş bir (1971) olur. O tarihte dehşetli bir şerden haber verir. Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsulü ıslah olmazsa elbette tokatları dehşetli olacak.” (Şualar, s. 269)


8 – Üstâd Bediüzzaman Hazretleri, “Şeair-i İslâmiyeye ve siyaset-i İslâmiyeye darbe vuranlar” ile ilgili ifadeleri şu şekildedir;


“Şeâir-i İslâmiyeye ve siyaset-i İslâmiyeye darbe vuranlar on iki, on üç, on dört, on altı sene zarfında büyük darbeler yiyecekler diye bana ihtar edildi. (…) …büyük dairede de onun gibi dehşetli cemaatler; on iki, on üç, on dört, on altı tarihlerinde aynı tokatları yediler ve yiyecekler diye ihtar edildi.” (Emirdağ Lâhikası, s. 208-209)


Buradaki ifadeler şu 4 tarih sırasıyla tevafuk etmektedir;

1- 2012 yılında Risale-i Nur’u sadeleştirme tahrifatı.

2- 17 Aralık 2013 kumpası.

3- 25 Aralık 2014 kumpası.

4- 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü.


Mânâ-yı sarîhi ile değil, mânâ-yı işârî tabakatından bir tabakasını da zaman bu şekilde tefsir etmiştir.


Bu tarihlerde “tokatları yediler ve yiyecekler” diyen Bediüzzaman Hazretleri, Kastamonu Lâhikası eserinde de şöyle der;

“…İslâmiyet’e darbe vuranların başlarında öyle müthiş bir patlayış olacak ki kıyamete kadar unutulmayacak.” (Kastamonu Lâhikası, s. 86)


Bu ifadeleri ile de etkisinin “kıyamete kadar unutulmayacak” derecede te'sirli olacağına işaret etmiştir.


“Şeâir-i İslâmiyeye” “darbe vur”malarına misâller ise şunlardır;

- Ahzab Sûresi - 59 ile farz kılınan şeâirden olan tesettüre karşı bir tahfif mânâsına gelen 'Başörtüsü fürûattır' demeleri.

- Kızları ref'-i tesettür bir sûrette teşhir edip, şarkı söyletmeleri.

- "Dinler Arası Diyalog" adı altında tahrif hareketinde bulunmaları.

- İslâmî birçok terimin içini boşaltıp, İslâmî tüm kesimlere karşı halk içinde bir soğukluk oluşmasına sebebiyet vermeleri.

Ve buna benzer niceleri.


Not: Yukarıda yazdıklarımız vukû' bulmuş olan olaylardan numuneler idi. İstikbale bakan başka bir çok haberler mevcuttur. O tarihlerde ne olacağını tahmin edemeyiz. Bunu ancak zaman gösterecektir.


Selam ve dua ile.

Nurani Müdafa

Yazar: Abdulkadir Çelebioğlu

Son Yazılar

Hepsini Gör

留言


bottom of page