top of page
  • Yazarın fotoğrafıNurani Müdafa

BEYÂNÂT VE TENVİRLER - GİRİŞ

Güncelleme tarihi: 21 Nis 2022


(Hayat-ı İçtimâiye-i Siyâsiyeye Dair Bir Kısım Beyânât ve Tenvirler,

Sözler Neşriyat, İstanbul, Eylül 2019)


بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ


Neşrettiğimiz bu Risalecikteki mektuplar ve yazılar, Üstâdımız Bediüzzaman Said Nursî’nin İslâmiyet ve Kur’ân nâmına, vatan, millet maslahatı hesabına kaleme aldıkları ve alâkadar makamlara, ehl-i siyaset, ehl-i idare ve marifete gönderdikleri mühim ve hakikatli bazı içtimâî ve İslâmî derslerdir.


Filvâki kendileri dâr-ı bekaya gittikten sonra hadisât-ı âlem Muhterem Üstâd'ın davasına açıkça te'yid etmiş bulunuyor. Her şeye rağmen.. vatan, millet ve din düşmanlarının bin bir çeşit desise iğfalâtına rağmen, iman ve Kur’ân sadâsı âfâk-ı âlemde feyizli ve semeradâr neticeler vererek yayılmakta, nice gençler ve cemaatler fevc fevc İslâm'ın etrafında toplanmaktadırlar.


Bu mektuplarda ifade edildiği gibi o büyük Üstâd, ehl-i siyasete, her şeyden önce İslâm'ın hakikatine sarılmalarını ihtar ediyor. Bu ihtarda; hem anarşiliği ve dehşetli tehlikeleri haber vermek, hem çare-i halâsı göstermek, hem gençliğe istikametini temin ve yaradılış gayesine muvafık talim ve terbiyede en müessir bir hareket tarzı ve ilim ve medeniyetin hakikatini elde etmek, hem asayiş ve emniyetin muhafazasıyla millet ve memleketi her nevi anarşilikten kurtarmak gibi mânâlar vardır.


Otuz beş – kırk sene müddetle:


اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَ السِّيَاسَةِ‌


diyerek bütün hayatını ve her şeyini Kur’ân ve imanın hizmetine vakfeden… hiss-i dinin yerleşmesine çalışan muhterem Üstâd'ın bu mektup ve yazıları mahz-ı hakikattır. Başka şeylere atfedilmesi muhaldir. Dünyevi ve şahsi bir his ve temayülün zerre miktar kokusu dahi yoktur. Belki o büyük mütefekkir, o muazzez Üstâd seksen senelik hayatının bütün çalışma, gayret ve faaliyetinin, emsalsiz işkence ve sıkıntılara tahammülünün ve tek bir gaye için ulü'l-azmane yürüyüşünün parlak semeresini ve mutlu neticelerini görmek istemesi ve bu noktada da hadiseler zuhuruna binaen hakikat ve İslamiyet, vatan ve millet maslahatı hesabına böylece beyan ve ifadede bulunmaktadır.


Komünizm cereyanı ve her nev'i anarşilik tehlikelerinin bu mübarek vatan ve milleti korkunç âkıbetlere düşürmek emellerine karşı Müslüman cemâatlerin, vatan-perverin ve milliyet-perverlerin elbette o büyük Üstâd'ın işaretlerine “Buyurun” demeleri zarûrîdir ki, Lillahi'l-hamd millet-i İslâmiye an’anat-ı İslâmiyesini devam ettirmek azmi ile küfür ve ilhad cereyanlarının aksine, iman ve Kur’ân sadâsına “Buyurun” diyerek fevkalade bir anlayış içinde bulunduğunu dost ve düşmana bütün dünyaya ilân etmiştir.


Her yerde Müslümanlar birlik ve beraberlik içinde yekvücûd halinde hareket etmekte ve Kur’ân nuru etrafında bağlı bulunmaktadırlar. Asırlarca Kur’ân'a bayraktarlık yapan ve bütün dünyayı diyanetiyle, hak ve hakikatin neşriyle ışıklandıran bu necîb, cengâver ve kahraman milletin yine önde ve ileride İslâm'a bayraktar olarak tanınması bütün Müslümanların gönüllerinde nurdan bir hale halinde parıldamaktadır.


Muhterem üstadın ehl-i siyaset ve ehl-i hamiyet zâtlara Hitabında; Müslümanlarla ittifak ve ittihadın lüzumunu göstermesi, her halde tarif ve izaha hacet bırakmayan, tam yerinde, milli ve manevi bir hareket olduğu bedîhidir. Nitekim Üstâd'ın defalarca ifade buyurdukları gibi:


“Biz, Risale-i Nur'la, bu memleketin ve istikbalinin en büyük iki tehlikesini def'etmeye çalışıyoruz ve bilfiil çok emarelerle, hattâ mahkemede de kısmen isbat etmişiz.


Birinci tehlike: Bu memlekette, hariçten kuvvetli bir surette girmeğe çalışan anarşiliğe karşı sed çekmek.


İkincisi: Üç yüz elli milyon Müslümanların nefretlerini kardeşliğe çevirmekle, bu memleketin en büyük nokta-i istinadını temin etmektir.” [Emirdağ Lâhikası – 1, s. 128; Tarihçe-i Hayat, s. 495]


Bu hakikatların ışığı altında.. Risale-i Nur’un mütâlaasıyla intibaha gelen bahtiyar bir gençlik, her nevi anarşinin karşısında durup vatan ve milleti kötü âkıbete düşmekten kurtaracak ve bugünkü gençliğe İslâmî istikamet ve kurtuluş çaresini gösterecektir.


Muhterem üstadın hayat-ı içtimaiyeye dair yazdıkları bu mektuplar, aynen tazeliğini muhafaza etmesi bakımından hadiselere tam ve gerçek bir ışık tuttuğu izahtan varestedir. Hakikat bütün berraklığıyla meydandadır ve şimdi hadiselerin Hz. Üstâd'ı tam tasdik ve te’yid etmesi ile anlaşıldı ki: bu millet ve memleket ve insanlık için en büyük tehlike komünizm tehlikesidir.

Hz. Üstâd bu mektup ve yazılarıyla seneler önce, bu dehşetli tehlikeyi nazara veriyor. Ve buna karşı çare aranmasını ihtar ile bu çarenin ise “Hakikat-i İslâmiye’ye sarılmak” olduğunu beyan ediyor.


(Beyânât ve Tenvirler, s. 5-8)


Selam ve dua ile.

Nurani Müdafa Heyeti


Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page