top of page
  • Yazarın fotoğrafıNurani Müdafa

İSLÂM PRENSİPLERİ ANSİKLOPEDİSİ'NİN ÖN SÖZÜ



ÖN SÖZ


Ansiklopedi, ilim ve kültürün geniş çevrelere ulaştırılmasında mühim bir va­sı­tadır.

Memleketimizde son zamanlardaki umumi gelişmeye uygun olarak, ansik­lo­pedi neşriyatında da çeşitli çalışmalara şahit olmaktayız. Ne var ki, bunların ço­ğunluğu ya Batı dünyasında neşredilmiş ansiklopedilerin tercümeleri veya bunlar esas alınarak yapılan te’liflerdir.


Ansiklopedilere alınan maddeler ve bunların izah tarzları, bu malumatın ya­yıl­dığı memleketler ve medeniyet çevrelerine hakim dünya görüşünün te’sirlerine açık bulunmaktadır. Bu sebepledir ki, bizde neşredilen ansiklopedi­le­rin ekseriyeti, cemi­yetimizin bin yıllık İslâm kültür ve medeniyetiyle yoğrul­muş ve şekil almış milleti­mizin ruhî ve hayatî ihtiyaçlarına mutabık olmaktan uzaktır.


O halde, bu sahada yazılacak bir ansiklopedi öyle olmalıdır ki; hem insanı­mızın uzun zamandan beri istifadesine set çekip mahrum bırakılmak istenen mutemed kaynakları önüne sersin, hem de bunları kuru bir malumat yığını ola­rak değil, bunca neşir vasıtaları yolu ile ve Batı taklidi ve hayat tarzı ile aşılanan batıl telkinlerden kurtulmasına vesile olabilsin. Ve en mühimmi de, ruhlarda örtülü bir nüve halin­deki İslâm ve iman esaslarını harekete getirici dinamik malumat olsun.


Elbette farkındayız ki, “muhit-ül maarif” manasında ve yukarıda işaret edi­len vasıflara haiz bir ansilopedinin hazırlanması için çeşitli ilimlerde mütehas­sıs, imanlı bir heyetin teşekkülü şarttır. Fakat işaret ettiğimiz acil durum ve ihti­yaç, bir yerde, ilk adımı atmak ve imkan ölçüsünde bu ihtiyaca cevap vermek mec­buriyetini de be­raberinde getirmektedir.


İşte bu hakikate ve bu ihtiyaca binaen, kusursuz olma iddiası taşımadan, ilk adımı atmaya kendimizi mecbur hissettik. Ansiklopediye aldığımız maddeler ve bunların izah tarzlarının farklılığını, sanırız okuyucu da takdir edecektir. Gaye­miz, kuru malumat vermek değil; daha çok, yukarıda işaret edildiği gibi, çağı­mız insanı­nın muhtaç olduğu fakat çeşitli sebeplerle mahrum kaldığı veya bıra­kıldığı hakikat­lerle, mevzu ve mes’elelerle tanıştırmak; diğer ansiklopedilerde pek rast­lanmayan bir tarzda fikir, iman ve ahlaki istikamet ve insanın dünyaya geliş ve varoluşundaki hikmetler ile gayeler bakımından bu mevzulara ışık tutan mutemed kaynaklarla, mehazlarla yüz yüze getirmektir.


Bu ansiklopedinin üstlendiği vazifelerden biri; öncelikle dar veya geniş, kü­çük veya büyük topluluklara şifahen veya neşriyat yolu ile hitap etmek duru­munda olanlara, mevzu ile alakalı mutemed kaynaklardan esaslı malumatı der­le­yip önlerine sermek; daha geniş malumat ihtiyacı duyanlara da baş vuracağı mu’temed kaynak eserleri göstermek, gerektiğinde Kur’ân ayetleri ve hadisler­den müracaatı kolaylaştı­ran notları sunmak suretiyle yardımcı olmaktır.


İkinci olarak, az çok kültürlü olmakla beraber kendilerine yöneltilen sualler veya karşılaştıkları mes’elelerde bir yardımcı kaynak ve bir dayanak ihtiyacı du­yan­lara, güvenebilecekleri malumatı el altında bulundurmalarını sağlamaktır.


Nihayet, hakikatı arayan ama bunları araştırmak ve gerekli bilgi kaynakla­rına ulaşmak için zaman ve imkanları elverişli olmayanlara belli ölçüde yar­dımcı ol­mak­tır.


Başka ansiklopedilerde bulunabilen tarihî, içtimaî, felsefî yahut fen ve müsbet ilimleri alÂkadar eden bazı mevzulara bu ansiklopedide de yer veril­mekle beraber; bunların izahları yapılırken ya bu mevzulardaki mevcut yanlış telakkileri tashih et­mek veya bunların manevi nokta-i nazarı gösterip, ihtiva et­tikleri ilâhî hikmetlere işaret etmek gayesi esas alınmıştır. Bu meyanda bir ta­kım yanlış ve bâtıl felsefî gö­rüşler ve mevzular da aynı şekilde, “Bâtılı tasvir, sâfi zi­hinleri idlâl eder” düsturuna uyarak, zaruret olmadıkça nazara verilme­miştir.


Ansiklopedide kullanılan dil mevzuunda da şunu belirtmek istiyoruz: An­siklo­pedinin dili ile, nakiller yapılan kaynakların dili arasında bir uygunluk ve bütünlük bulunmasını gözönünde tuttuk. Aynı ansiklopedide, ayrı dil kullanıl­masını doğru bulmadık. Bunun diğer ve daha mühim bir sebebi de bazı çevrele­rin “dil devrimi” bahanesi altında, yeni nesillere unutturmak istedikleri bin yıllık kültür dilimizle ifade edilen İslâmî ve mânevî mefhumları ve tabirleri muha­faza edip devamını sağlamak, unutulmalarına mani olmak, ecdadımızın müs­tesna ve üstün değer taşıyan eserle­riyle yeni nesil arasındaki köprüyü açık tut­maktır.


Bu dili anlamakta güçlük çekecek bir kısım okuyucularımıza da, hazırladı­ğımız ve Türdav şirketinde yayınlanan Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lügat’ın yardımcı olabileceğine işaret etmekle yetiniyoruz.


Bu eserimizle okuyucuya faydalı olabilmişsek Allah’a hamdeder, kusurla­rı­mız olmuşsa O’nun affına ve Sevgili Peygamberi’nin (A.S.M.) şefaatine sığı­nır, bu an­siklopedide eserlerine ve fikirlerine yer verdiğimiz büyüklerin aziz ruhla­rına Cenab-ı Hak’tan rahmet niyaz ederiz.


İttihad İlmî Araştırma Heyeti


(İslâm Prensipleri Ansiklopedisi, s. 5-6)


Selam ve dua ile.

Nurani Müdafa Heyeti

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page