top of page
  • Yazarın fotoğrafıNurani Müdafa

KADER RİSALESİ ŞERHİ - 21

Ey şiddet-i şefkatten şedid bir elemi hisseden nefsim ve arkadaşım! Vücud, hayr-ı mahz; adem, şerr-i mahz olduğuna; bütün mehasin ve kemalâtın vücuda rücu(yani ademden mütevellid her türlü musibet ve şerler sonuç olarak o adamlerin her türlü sıkıntı ve şerleri vücuda rücu ve bütün maasi(musibetler) ve mesaib(günahlar) ve nekaisin(noksanlıkların) esası adem olduğu ademin şerr-i mahz olduğunu tebarüz ettirir.

Madem adem şerr-i mahzdır. Ademe müncer olan, ademi işmam eden hâlât dahi şerri tazammun eder. Onun için, vücudun en parlak nuru olan hayat ahval-i muhtelife ve her türlü sıkıntılar oerasında yuvarlanıp düşe kalka giden bu biçare insan yukarıda bahsedilen çeşitli sıkıntılar içinde yuvarlanıp kuvvet buluyor. Ve mütenevvi vaziyetler içinde çırpınmakla tasaffi ediyor. Ve müteaddit sıkıntılar, elemler çekip, bununla matlup semeratlar elde ediyor. Mütevatir tavırlara girip, halden hale, sıkıntıdan sıkıntıya ve elemlerden elemlere girip çıkarak Vâhib-i Hayat'ın nukuş-u esmasını güzelce ve alenen gösterir.

İşte şu hakikattandır ki, zîhayatlara ve bilhassa insanlara alam, musibetler, sıkıntılar ve meşakkatler ve her çeşit belalar suretinde bazı halat arız olur ki, o halat ile yani o sıkıntılı ve işkenceli haletlerle ve her çeşit beliyatlarla bazı ehval hâsıl olur ki, o hayat ve hâlatlarına Envar-ı vücud yani vücudun nurları teceddüt edip adem zulmetlerini tebâud ederek uzaklaştırarak o karışık hayatları ve ehvallari tasaffi ediliyor ve nurlu, selametli bir hayata incirar ediyor.

Şu hallerden kurtulup, hayat-ı insan tasaffi ediliyor. Zira tevakkuf, sükûnet, sükût, atalet, istirahat, yeknesaklık; keyfiyatta ve ahvalde birer ademdir. Hattâ en büyük bir lezzet, yeknesaklık içinde hiçe iner.

Elhasıl: Madem hayat, esma-i hüsnanın nukuşunu gösterir. Hayatın başına gelen herşey hasendir, güzeldir, hoştur. Meselâ: zengin, nihayet derecede san'atkâr ve çok san'atlarda mahir bir zât; âsâr-ı san'atını, hem kıymetdar servetini göstermek için âdi bir miskin adamı, modellik vazifesini gördürmek için, bir ücrete mukabil bir saatlik bir zamanda murassa', musanna' yaptığı gömleği ona giydirir, onun üstünde işler, biçer, keser, vaziyetler verir, tebdil eder, değiştirir.

Hem san'atının her çeşidini göstermek için keser, değiştirir, uzaltır ve kısaltır. Acaba şu ücretli miskin adam onu çalıştıran zâta dese; Bana zahmet veriyorsun. Eğilip kalkmakla vaziyet veriyorsun, beni güzelleştiren bu gömleği kesip kısaltmakla güzelliğimi, yakışıklılığımı bozuyorsun. Bu suretle beni çirkin göstermeye çalışıyorsun" diyebilir mi veya demeğe hak kazanabilir mi? "Merhametsizlik, insafsızlık ettin" diyebilir mi?

İşte onun gibi Sâni'-i Zülcelal, Fâtır-ı Bîmisal; zîhayata göz, kulak, akıl, kalb gibi havas ve letaif ile murassa' olarak giydirdiği vücud gömleğini esmai hüsnanın nakışlarını göstermek için çok hâlât içinde çevirir, çok vaziyetlerle değiştirir.

Elemler, musibetler nev'inde olan keyfiyat; bazı esmasının ahkâmını göstermek için lemaat-ı hikmet içinde bazı şuaat-ı rahmet ve o şuaat-ı rahmet içinde latif güzellikler vardır.

Ve bu güzelliklerin gösterilmesi Sani-i Züklcelali takdis ve O’na şükür yapmak içindir. İşte Kader-i İlahiye’nin insan vücudundaki yaptırdığı tebeddül ve tahvil ve sıkıntılar Kader-i İlahiye’nin birer cilveleri ve Sani-i zülcelallin sanatının güzellikşerini göstermek içindir.


Selam ve dua ile.

Nurani Müdafa

Şerh Eden: Nazım Akkurt

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page